Proconsul Cestilius

0
185

Thamyris, “Sen, Konya şehrini ve nişanlımı iğfal ettin!” diyerek Paulus’u ihbar ederek yakalattı. Paulus, vali proconsul Cestilius’un huzurunda savunmasını yaptı. Ne var ki, daha sonra ikinci kez ifadesi alınmak üzere zindana atıldı. Thekla, bileziklerini verdiği hizmetkara evin kapısını açtırıp, zindana gitti.Zindancıyı da bir gümüş ayna ile ikna eden Thekla, Paulus’un yanına girdi. Ayaklarının dibine oturdu, bağlandığı zincirleri öptü. Bir yandan da onun sözlerine gönül kapılarını açtı.

Thekla’nın Paulus’un yanına gittiği kısa sürede ortaya çıktı. Durum valiye bildirildi. Proconsul Cestilius, havariyi yanına çağırttı. Thekla, kendini bir anda korkunç acılar içinde hissetti. Yerden yere vurdu bedenini. Bunun üzerine o da valinin huzuruna çıkarıldı. Kendisine sorulan soruları yanıtsız bıraktı, gözleri Paulus’tan başkasını görmüyor, kulaklarında ilahi sözler çınlıyordu. Annesi öfkelendi: “Bu ahlaksızı yakın! Bu adam tarafından iğfal edilen bütün kadınların dehşet duyması için bu kızı sirkin ortasında yakın!”

Thekla, sirkin ortasına getirilince, değnekle dövülüp bırakılan Paulus’u gördü. Hz. İsa’nın görüntüsüne bürünmüştü. Bu, Thekla’nın metanetini arttırdı. Kentin genç kız ve erkekleri tarafından getirilen çalılar istif edilirken, aslında yumuşak bir insan olan vali, Thekla’nın güçlülüğü karşısında gözyaşlarını tutamadı.

Gün ortasında hava karardı

Thekla, çırılçıplak soyulup, çalı yığınının üzerine çıkarıldı. Şaşırtıcı bir güzelliği vardı. Yığın ateşe verildiği sırada, Tanrı’nın mucizesi gerçekleşti: Gün ortasında hava karardı, korkunç şimşek ve gök gürültüleriyle yer sarsıldı. Aniden başlayan sağanak ve dolu, ateşi söndürdü. Sel suları sirki bastı, boğulanlar oldu. Thekla kurtulmuştu.

Paulus, Onesiphoros’un karısı ve çocuklarıyla kentin dışında, Konya ile Daphne Yolu üzerinde bir mezar binasına sığınmıştı. Altı gün sonra açlık baş gösterince, Paulus çocuklardan birine pelerinin vererek ekmek alması için kente gönderdi. Havarinin izini kaybettiğini düşünen Thekla sokaklarda gezinirken çocuğa rastladı. Çocuk, genç kızın Paulus’u aradığını öğrenince , “Gel, seni onun yanına götüreyim, o da senin için ağlıyor, altı gündür dua edip oruç tutuyor”. dedi.

Thekla, Paulus’u kendisi için dua ederken buldu. Mezarın içinde büyük bir sevinç yaşandı. Genç kız, artık havarinin yanından hiç ayrılmayacağını bildirdi. Saçlarını kestirecek, onun peşinde dolaşacaktı. Paulus buna karşı çıktı. Thekla’ya, çok güzel bir genç kız olduğunu, böylesine kötü bir zamanda ilkinden çok daha kötü sınamaların başına gelmesinden korktuğunu söyledi. Bunun üzerine o, Paulus’tan kendisini vaftiz etmesini istedi. Paulus, buna da karşı çıktı: “Zamanı gelecek” dedi.Onesiphoros ve ailesini yeniden Konya’ya gönderdi, Paulus. Ve Thekla’yı da yanına alıp Yalvaç’a gitti.

Dönemin önemli kentlerinden Yalvaç’ın girişinde, ileri gelenlerden, bir Suriyeli adı taşıyan Alexandros Thekla’yı görür görmez âşık oldu. Çeşitli hediyeler ve para vermek suretiyle onu Paulus’tan istedi. Havari, “o bana ait değildir” değince, Alexandros, sahipsiz bir fahişe sandığı genç kıza sarıldı ve öptü.

Thekla buna şiddetle tepki gösterdi: “Bir kadına zor kullanma, Tanrı’nın hizmetkarına karşı şiddetle davranma. Ben de Konya’nın ileri gelenlerindendim. Fakat evlenmek istemediğim için kentten kovuldum”. Bu sözleri söylerken, gözyaşları yanaklarını ıslatıyor, adamın kollarından kurtulmaya çalışıyordu. Bu sırada, onun pelerinini kopardı, tacını yere düşürdü. Alexandros, yolun ortasında herkese karşı gülünç duruma düştü..

Read More about GALATA MEYDANI’NDAN ÇIKTIK YOLA…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz